cansofi 24 Takipçi | 4 Takip

S.Ihsan Erol´dan GAFLET sohbeti:

2008-10-27 16:48:00

S.Ihsan Erol´dan GAFLET sohbeti:Allah dostlari en büyük musibet olarak, gafleti ve yüce Allah'a karsi itaatsizligi görmüslerdir. Bir gün bir Allah dostu kan revan içinde, bütün vücudu kurtlar tarafindan yenmis halde yatiyordu. Bu arada söyle dua buyuruyordu;Yarabbi sana sonsuz hamd olsun. Sana sonsuz hamdler olsun ki bana en büyük belalari vermissin. Bir diger veli bir gün bu zatin yanina geliyor. Onu gözü kapali halde sürekli bu dualari tekrarlarken görüyor; bundan büyük belami olur, ey arkadas diye diye kendini sormaktan alamiyor. O da  tabi diyor. Allah'a karsi itaatsizlik yapmiyorum, gaflet denizi içinde yüzmüyorum,dilim zikirsiz kalmiyor, zaten bu vücudu kabirde kurtlar böcekler yemeyecek mi? Iste en büyük belalar itaatsizlik ve gaflettir.Allah dostlari, baslarina isabet eden bütün bela ve musibetlere imtihan gözüyle bakarlar. Dünyanin bela ve musibetlerine önem vermezler. Gaflet içinde bulunmasinlar da,diger baslarina gelenler çok kayda deger degildir onlar için. Çünkü onlar için en degerli hazine,gafletsiz geçen bir ömürdür. Dünyada olanlar Hz. Eyyubun basina gelenler misali hep imtihandir. Insallah bizlerde gaflet içinde bulunmayalim. Nazarinda ne kadar emsalsiz bir nimet oldugunu iyi anlayalim. Nazar, en az ayda bir kere mürsidini görmektir. Ya sen onu göreceksin, ya o seni görecek. Fotografini görmek , vekillerini görmek hiç fayda getirmez. Yalnizca canli ve zahiren görmek lazimdirKalp huzuru com' alıntıdır.... Devamı

MUSTAFA YILMAZ SUSUZ ÇÖLLERDEYİM

2008-09-24 15:52:00

Yaradan Rabbimin adıyla okudum. Ey Muhammed seni okudum. Okudum, çoğaldı harflerim, ırmaklarım, yıldızlarım... Tüm kitaplara senin isminle yazıldım. Doğdum, Muhammed'e doğdum. Âşıksam, Muhammed'e aşığım. Ölürsem, Muhammed'e ölürüm. Gelirsem, Muhammed'e gelirim. Yusuf oldum kuyularda hep seni bekledim, Hüseyin oldum Kerbela'da, kuruyan dudaklarımla sayıkladım ismini, Gelsin de ırmaklar taşıyan ellerinden, Abı hayat akıtsın içime diye bekledim. Bekledim, kapandı yollarım, uzattım parmaklarımı, Hallaç gibi doğrandı ellerim. Hiç seni söyleyemedim. Dağlandı dudaklarım. Yazdım gözyaşlarımla Mekke'nin dağlarına: Ey sevgili, gel diye... Ağlama duvarını bir çıban gibi sırtında taşırken, Yorulan kollarıyla taş atan Kudüs'üm ben. Kaldırımlarımda ateşler yükselirken, Geldin öptün beni alnımdan, Serinleyip sarıldım taşlara yeniden. Ey Muhammed... Ey Sevgili. Ey Badı Sabah. Ey Üzerimize doğan ay. Ey Güzelliklerin şahikası. Ey Şefaat pınarı. Her düşmem gül ayaklarına kapanmamdır, Böğrümden yediğim her kurşunla tutarım ellerinden. Her şarkımda seni söylerim. Her tebessümüm senindir. Hep seni beklerim: Sen bir gelsen diye ey Sevgili... Sevgili... Ben Emirhan Babayim Kenan illerinde hasretini soluyan, Hırkana bürünürüm karanlıkta kaybolduğumda, Dört taraftan vururlar bana, Vururlar da söyletemezler sensizliği, Sümeyye gibi develer ayırır bedenimi... Hamza'yım Ey Sevgili, Uhud'dayım tam önündeyim, Vahşinin mızrağı deler geçer yüreğimi, Gel de okşa ne olur oyulmuş kalbimi, Hind değil hasretin acıtır onu... Ben Grozni'yim, Keşmir'im, Kandahar'ım, Saraybosna'yım, Hama'yım, Buhara'yım, Bağdattım, Morayım, Taşkentim, Doğu Timor'um, Türkistan'ım, Ahıska'yım. Eritre'yim, Halepçe'yim, Kırım'ım, İstanbul'um.., Ben kurşunlara evlat vermiş anneyim. Kurşunlardan sakınan beden... Devamı

SANA DAİR Dursun Ali Erzincanlı

2008-08-26 11:09:00

 SANA DAİR ...Ne bir ressamın fırçasında şekillenir,Ne bir filozofun felsefesinde hayat bulur,Ne bir matematikçi bendeki tekligini bulur,Ne bir tarihçinin ellerinde kaybolur anlatılmaz sevdam... Ne bir annenin cocuguna duydugu sevgi gibi,Ne bir bülbülün güle olan aşkı gibi degil,Anlatılmaz sevdam... Gecenin en olmaz saatinde,Sabahın güne merhaba dedigi ilk vakitte ben seni arıyorum,Semada zikre gark olmuş meleklerin duasıyla,Duama amin diyen CEBRAİL ALEYHİSSELAMLA ben seni arıyorum.Öyle benden öyle içtenki çözemiyorum... O ilk bakış beni benden eyledi,Askın yaktı beni hasretin kül eyledi,Yüregime adın,nakış nakış bir nazarla yer eyledi,Sevdan nalan,nurun geceme ışık eyledi,Öyle sevdiki gönül anlatılmaz sevdam... Asi nefsim boyun büktü,Yüregim yaradanın büyüklügünü gördü,Dudaklar konuştu tövbeler günahı örttü,Herşey Hakta birleşti batıllık yere çöktü,Umuttur yolun,anlatılmaz sevdam... Herşeyi seninle ögrendim,bir baba sevgisini seninle tattım.Bir amaca tutunup kalmayı,Dünyanın süsüne takılmamayı,sesinde aglamayı herşeyi sevdanla anladım.Tüm şüphelerden arınmış bir yürek taşıyorum,En temiz,en çıkarsız halimle ben seni yaşıyorum.Aşkıma son yok,kararlıyım,olmasada sonu varamasamda sana,Anlatamasamda sevdamı sen bilirsin GAVSIM bu aciz insanı... DURSUN ALİ ERZİNCANLI  ... Devamı

KALBİN GECE UYANIŞI TEHECCÜD

2008-08-12 14:40:00

KALBİN GECE UYANIŞI: TEHECCÜD   2008-07-22 13:15:17Gecenin karanlığında, arzın ve arşın taşıyamadığı yaratılmış olmanın sorumluluğunu, insanın üzerine almasıdır teheccüd. Gecenin doruğunda, aniden ve sebepsiz yere uyandığı olur insanın. Uykusunun bir yerindeki açıktan başka alemleri görmüştür. Uyku, uykuda tutamaz artık insanı. İlk düğüm çözülmüştür. Sonraki düğümleri çözmek yiğitlerin işi...  Kapı çalınıyor. Gecenin yarısı... Kim olabilir? Hz. Ali r.a. ile Hz. Fatıma r.a.'yı bu geç vakitte uyandıran kim? Bir şey mi oldu? Önemli bir haber mi var? Herkesin uykuda olduğu şu vakitte kapı neden çalınıyor? İkisi birden uyanıyor. Bakıyorlar, kapıyı çalanın Rasul-i Ekrem s.a.v. olduğunu anlıyorlar. Gelen O... Alemlerin övüncü, Allah'ın son elçisi. Gece ibadetine kalkmaları için geldiğini biliyorlar. Efendimiz s.a.v. onları uyandırdıktan sonra kendi evine dönüyor. Namaza duruyor, Aişe r.a. Validemiz'in her zaman güzelliğinden ve uzunluğundan sitayişle bahsettiği teheccüd namazına. (Buharî, Teheccüd 16) Namaz uzun sürüyor. Efendimiz s.a.v. selam verip namazından ayrıldıktan sonra, tekrar Hz. Ali r.a. ile Hz. Fatıma r.a.'nın evine gidiyor. Onları uyandırmıştı, ama kalktıklarına dair bir emare göremedi. Tekrar uyandırmaya gidiyor ve bu sefer sesleniyor: - Kalkın. İkiniz de Namaz kılın! İkisi de uyanıyor. Hz. Ali r.a. gözlerini ovalıyor. Uykulu halde belki de iyice düşünmeden ağzından bir söz çıkıyor: - Vallahi Allah'ın bize farz kıldığından başka namaz kılamayız. Canlarımız Allah Tealâ'nın elindedir. Bizi uyandırmayı dilerse, uyandırır. Rasul-i Ekrem s.a.v. hemen geri dönüyor, bir taraftan da �Allah'ın bize farz kıldığından başka namaz kılamayız� sözünü iki kere tekrar ediyor ve şu ayeti oku... Devamı

MİRAÇ NE ZAMAN VE NE ZAMAN GERÇEKLEŞTİ? MİRAÇ NEDİR?

2008-07-29 10:31:00

MÎRAC NASIL VE NE ZAMAN GERÇEKLEŞTİ? Yrd. Doç. Dr. Salih Sabri Yavuz   Mîrac Nedir?Sözlükte "yukarı çıkmak, yükselmek" anlamındaki urûc kökünden türeyen mîrac kelimesi, "yukarı çıkma vasıtası, merdiven" demektir. Terim olarak Hz. Peygamberin göğe yükselişini ve Allah katına çıkışını ifade eder. İslamî kaynaklarda genellikle ele alındığı şekliyle Mîrac hadisesi iki safhada meydana gelmiştir. Rasul-i Ekrem'in bir gece Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya yaptığı yolculuğa İsrâ, oradan göklere yükselmesine Mîrac denilmiştir. Literatürdeki bu ayrım her iki terimin naslarda zikredilmesinden ileri gelmektedir. Geceleyin yürüme anlamındaki "sery" kökünden türeyen "isra", Kur'an'da bir sûreye ad olmuştur. Buna göre Allah, kudretinin işaretlerini göstermek için kuluna (Hz. Peygamber) Mescid-i Haram'dan, çevresi mübarek kılınan Mescid-i Aksa'ya geceleyin bir seyahat yaptırmıştır (el-İsra 17/1). Mîrac kelimesi Kur'an'da geçmemekle birlikte çoğul şekli olan meâric "yükselme dereceleri" manasında Allah'a nisbet edilmiştir (el-Meâric 70/3). Semaya yükseliş tasavvuru eski Hint ve İran mitolojileriyle Yahudilik ve Hıristiyanlık geleneğinde de mevcuttur. Buhari ve Müslim'de Mîracla ilgili olarak yer alan rivayetlerin ortak noktalarına göre olay şu şekilde cereyan etmiştir: Bir gece Rasûlullah Kabe'de Hicr veya Hatîm denen yerde iken -bazı rivayetlerde uykuda iken veya uyku ile uyanıklık arasında bir halde- Cebrail (a.s) geldi; göğsünü açtı, zemzemle yıkadıktan sonra içini iman ve hikmetle doldurup kapattı. Burak adlı bineğe bindirip Beytülmakdis'e götürdü. Rasûl-i Ekrem Mescid-i Aksa'da iki rekat namaz kılıp çıktığında Cebrail, biri süt biri şar... Devamı