| Gül Düşünürsen Gülistan Olursun, Diken Düşünüren Dikenlik Olursun Mevlâna K.s. |
"Söz Vermek Borçtur"
12. Söz vermek borçtur. Bu mübarek hadis-i şerifinde Hz. Peygamber s.a.v. Efendimiz, bütün insanlık için bir güven ve huzur kapısı olabilecek bir prensibi son derece veciz şekilde ifade buyuruyor. Bu prensip de sözünün kişiyi yükümlü kılmasıdır. Buna göre verilen bir söz, mutlaka yerine getirilmesi gereken bir ödev, ödenmesi gereken bir borçtur. Bu hadis-i şerif sanki sözün artık değerinin kalmadığı, üç beş imzalı belgelerin bile kolayca göz ardı edilebildiği bugünün dünyasına bir hatırlatmadır. Mümin kişi yalan söylemez, sözünün eridir. Ya tutamayacağı sözü vermez, ya verdiği sözü tutar. Bu onun en temel ahlâkî özelliğidir. Bilir ki sözde bir hak vardır ve muhatabiyla helalleşmedikçe o hak boynunda asılı kalacaktır. Çağımızın son derece önemli bir sosyal yarası olan “güven krizi”ni tedavi çabasında bu nebevi uyarı hatırlanmalı ve layık olduğu üzere baş tacı edilmelidir. [Taberâni, el-Mu’cemul-Evsât, nr.3538; Deylemi Müsnedü’l- Firdevs, nr.4228; Ebû Nuaym, Târihu İsfehan, 2/270] 14:09 - 5/5/2008 - Dostlarımızın Fikirleri {1} - Sizin Fikriniz Nedir?11. Cenab-ı Haktan af ve afiyet talep edin.
11. Cenab-ı Haktan af ve afiyet talep edin. Zira bir kimseye( imanî hususlarda) yakin ihsan buyurulduktan sonra, afiyetten daha hayırlı bir şey verilmemiştir. s.a.v. İslâm dini, insanın dünyada da ahirette de huzur ve mutluluğunu esas alır; emir yasak ve tavsiyelerinin başlıca hedefi budur. Başka bazı din ve kültürlerde olduğu gibi manevi kurtuluş için acı çekmeyi, dünyada sıkıntı ve sefalet içinde yaşamayı öngörmez. Yani Müslümanlıkta bir “ceza ve acı çekme kültürü” yoktur. İşte bu mübarek hadis-i şerif, Cenab-ı Hak’tan ebedi kurtuluşa vesile olacak bağışlanmayı isterken, yanında dünyada ağız tadı ve iç huzuru istememizi de tavsiye buyuruyor. Yani dünya ve ahiret nimetini bir arada, yan yana yüceltiyor. İmânî hususlarda derûni bilgi ile erişilen kalp tatmininden, yani yakinden sonra en büyük nimet olarak huzur ve sağlığı zikrediyor. Elbette Müslümanın asıl hedefi ahirettir. Fakat bu asla sevincini körelten bir istek değildir. Günahlara kefaret olsun diye hastalık, sıkıntı, musibet istemekte doğru değildir. Dünya ve ahiret güzelliği bir arada iyidir, ikisini birden istemek Cenab-ı Hakkın lütuf ve keremine daha uygundur. [Buhâri, Edebü’l- Müfred, nr. 724; Tirmizi, Deavât, 105 İbn Mâce, Dua,5.] 16:01 - 1/4/2008 - Dostlarımızın Fikirleri {12} - Sizin Fikriniz Nedir?"Utanmadıktan Sonra Dilediğini Yap" H.Ş. S.A.V.![]()
10. “Utanmadıktan Sonra Dilediğini Yap” s.a.v. Hz Peygamber s.a.v.Efendimizin nübüvvetle görevlendirilişinin ilk yıllarında sık sık tekrar buyurduğu bu hadis-i şerif, haya duygusunun insanı fenalık yapmaktan alıkoyma özelliğine, hayâsızlığın ne büyük ayıp olduğuna işaret eder. Bir ilâhi lütuf olarak insana bahşedilmiş utanma duygusu yani hayâ iki türlüdür. Birincisi Cenab-ı Hak’tan utanma, ikincisi insanlardan utanma. İnsanın tavır ve davranışına yansıyacak ölçüde hayâ duygusu, her iki utanma hali ile birlikte mümkündür. Zaten ikisi birbirine bağlıdır. Yani Allah’tan utanmayan insandan, insandan utanmayan Allah’tan utanmaz.Nitekim bir başka hadis-i şerifte “Haya imandan bir şubedir.” buyurulmuştur. Hayâ sahibi insan yüce bir ahlâka sahip demektir. Eline büyük fırsat ve imkânlar geçse de fenalık yapamaz. Kimseye zararı dokunmaz.Fenalık ve çirkin işler yapmaktan, konuşmaktan utanmayan insan ise kötü ahlâk sahibi bir insandır ki, nerede duracağı belli değildir. Böylelerin şerrinden Allah’a sığınmak gerekir. [Buhari, Edeb, 78; Beyhaki, Şuabü’l-İman, nr.7734; İbn Kesir, el-Bidaye,12/54.] 11:50 - 14/3/2008 - Dostlarımızın Fikirleri {3} - Sizin Fikriniz Nedir?9. Sözlerin en doğrusu Allah’ın kitabı ve yolların en hayı
9. Sözlerin en doğrusu Allah’ın kitabı ve yolların en hayırlısı Muhammed’in yoludur. İşlerin en şerliside sonradan uydurulanlardır. Bu hadis-i şerifte ifade buyurulan “Allah’ın kitabı” mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim, “Muhammed’in Yolu” efendimiz s.a.v.’in sünneti seniyyesidir. İkisi birden mücella dinimiz İslâm’ın en temeli ve ana kaynağıdır. “Sonradan uydurulanlar” ise “bid’at” diye tarif edilen her şey dir ki; İslâmın ruhuna ve kurallarına aykırı olmak üzere icat edilen, ortaya atılan her türlü görüş ve uygulamalardır. Kur’an-ı Kerim, bütün ilâhi vahyin ikmal edilip tamamlandığı kitap, Hz. Peygamber s.a.v Efendimiz’in örnekleyip öğrettiği yaşama biçimi de nebevi geleneğin en mükemmel ve en son noktasıdır. Artık daha doğru bir söz, daha mükemmel bir hayat tarzı yoktur. Sonradan Uydurulan İslâm’a aykırı her ne varsa, cilası çok mükemmel bile olsa, dünya ve ahiret huzuru bakımından bir hayrı olmaz. Aksine zarar verir. Bu mübarek hadis-i şerif, sözün ve yolların sayılamayacak kadar çoğaldığı, Müslümanlarında kolayca bunlara kapıldığı günümüzde kulaklara küpe olmalıdır. Müslim, Cuma 463 İbn mace,mukaddime-7 İbn Hibban, es sahih 00:07 - 18/2/2008 - Dostlarımızın Fikirleri {19} - Sizin Fikriniz Nedir?8."İşlerin ancak sonuna itibar edilir." H.şerif
8.İşlerin ancak sonuna itibar edilir. Bir amelin kıymeti, geçerli veya geçersiz oluşuna, kabül veya reddedilmesi sonucuna göredir. Sonuç güzel olursa, o zaman yapılan işin bir değeri olur. Netice iyi olmazsa yapılan işin ne kıymeti olabilir? Bu hadis-i Şerif, Müslüman bir zatın müşriklerle savaşırken aldığı yaranın acısına dayanamayıp, kendi canına kıyması üzerine varit olmuştur . Böylece Hz. Peygamber s.a.v. Efendimiz, nice emeklerin meşakkatli çabaların gaflet sebebiyle heba olup gidebileceğine işaret buyurmuş oluyor. Aynı şekilde, hayatın akışı içinde güzel amellere devam edilmesi gerektiği gibi, onların manevi semeresini mahvedecek şeylerdende korunmak gerekir. Yapıp ettiklerimizin akıbetimizi nasıl etkileyeceği göz önünde tutulmalı, ümit ve korku arası bir hal üzere Salih amellere devam edilmelidir. Buhari, Kader, 5; Ahmed b.Hanbel, el-Müsned; Ebû Avâne, Müsned, nr.140.
10:09 - 27/12/2007 - Dostlarımızın Fikirleri {10} - Sizin Fikriniz Nedir?
|
Gözler sözleri anlatır, sözler özleri anlatır, kaybedilmiş özü kazanmak icin işe gözden başlanmalıdır.Tasavvuf bir yaşamdır, tasavvuf oldukça insan yaşar, insan yaşadıkça tasavvuf var olur. Tasavufta ancak hayanızla yürüyebilir, takvanızla yaşayabilir, edebinizle oturabilirsiniz. Aksi takdirde yaşarken ölürsünüz. Ana Sayfa Profilim Arşiv FERZÂNE MENZİL NET SEMERKAND DERGİSİ SON PEYGAMBER TEVBE KAPISI HAYKIRIŞ İSLAMİ FORUM HACEGÂN İLAHİ GRUBU DURSUN ALİ ERZİNCANLİ SEMERKAND AİLEM KALP HUZURU MUSLUMAN GENC RADYO ONBEŞ ![]()
|