Untitled Document



Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Untitled Document Yeni Sayfa 1







Gül Düşünürsen Gülistan Olursun, Diken Düşünüren Dikenlik Olursun Mevlâna K.s.

Aşk Leyla ve Gerçek

Kategori: oyku

 

Aşk Leyla ve Gerçek

Leylâ…

Gölgede kalmış aşkının kâtili mi, yoksa Mecnûn’a verilen bir hediye miydi?

Bu hikâye, gören ve görmeyen kalplere göre şekil değiştirdi. Görenler için hikâye, Mecnûn Leylâ’yı tanıyamadığında anlam kazandı. Görmeyen kalpler içinse, hikâye, ayrılıkla sonlandı.

Bilseydi yüzyıllarca anılacağını yine de salınır mıydı, adına “insan” denen âlemlerin yanında…

Tebessüm eder miydi yine; sonsuzluğa özenen tartışmaların konusu olacağını söyleselerdi.

Leylâ…

Bilseydi yine de ister miydi “ölemeyen” Leylâ olmayı…

Mecnûn’a dökülen gözyaşlarının, Leylâ’ya vurulan kamçılar olduğunu bilmeden çok şey aradık bu hikâyede…

Kimi yalnızca aşkta takılı kaldı, kimi ise aşkı tanımladı. Aslında aklını kullananlar için nice gerçekler vardı bu hikâyede…

Kâh tasavvuf meclislerine misafir oldu Leylâ ile Mecnun, kâh haberleri olmadan aşkları çalındı lâyık olmayanlarca…  

Ama hep Mecnûn acılarla yandı… Leylâ hep umursamaz sanıldı…

Leylâ…

Yalnızca Mecnûn olmuş Kays’ı değil, asırları sürükledi peşinden… Aşkın en büyük kraliçesi oldu istemeden...

Acıyan yüreklerin sebebi kılındı ismi kullanılarak… Çünkü artık ağlayan her bir kalbin suçlusunun diğer adı da Leylâ idi..

Peki Leylâ kimdi?

Ruhu uykusundan uyandıran hislerin tek anahtarı neden bu isimde saklı idi?!

Leyla, mâşuk olmaktan çok mu mutlu idi?

O’nun aşkıyla yanan Kays’a “Mecnun” denildiğinden beri o da artık Leyla değildi.

Bu ayrılık, aslında büyük bir vuslatı beraberinde getirdi. Ve birbirlerinin bedenlerini göremedikleri andan itibaren aslında onlar sonsuza kadar birlikte olmanın kitabını kâinâta hediye etmişlerdi.

Mecnûn şanslı olduğunu hiç fark edememişti. Henüz Leylâ’sını dahî bulamayan, ancak Mecnûn olma yarışlarında sıraya giren çok insan yitip gitmişti. Bilseydi taklitlerinin çokluğunu, o da Leylâ’ya teşekkür ederdi.

Gerçek bir Mecnûn olmak bu kadar asillerin işi miydi?

Ve yeni bir keşif yapıldı kâinatta… Ruhun derinliği tartışıldı.

Kalbinin, aslında kimin için attığını bulan Mecnûn, Leylâ’ya haksızlık mı etmişti; yoksa O’nu O’ndan daha çok sevdiğinden dolayı yine “iyiliği” için gerçekleri mi göstermişti çölde onu tanımayarak?

Ya Leylâ… Mâşukluk rütbesinden düşünce neler hissetmişti?

Yalnız olan yüreğini avuçlarına alıp sahibine teslim etmeliydi. Ve gerçek sahibinin adıyla süslemeliydi yüreğini... Ve Mecnun’u tanıttığı için teşekkür etmeliydi O’na..

Ve bilseler ayrılamıyorlardı, aslında birbirlerinden Leylâ ve Mecnun... Kendilerinden sonra yüreklerini delice çarptıran tek varlık aynıydı, efsâne olan hayatlarında: Allah…

Ve aşkı bile kendilerine özendirmişlerdi…

Bir yok oluş ve alev alev yanan yürekler aslında cennet bahçelerindeki vuslatın müjdecisiydi.

Leylâ Mecnûn’dan çok şey öğrenmişti, ancak Mecnûn, Leyla’nın sâyesinde ruhunun sahibini keşfetmişti.

Ve Leyla hikâyenin kahramanı oluverdi.

Şimdi Mecnûn ateşini alevlendirene borçlu gibiydi… Ve o da Leylâ’ya teşekkür için bir ayna tuttu yıllar sonra karşılaştıklarında… Kendisini Mecnûn’da gören Leylâ anladı ki, aslında gerçek Leylâ kendisi değildi.

İçini yakıp kavuran Mecnûn’a duyduğu aşk ile vuslatı ararken Leylâ, daha büyüğü ile karşılaşmıştı.

Artık gerçek olan her şeyin adı Mecnûn, yalanların ise Leylâ idi…

Ve aşk da o ikisinde özendiği şeyi keşfetti.

Aşkın aradığı şey “gerçek”ti…

Ve o gün bugün dünya, masalla gerçek arasında gidip geldi.

Kimi aşklar gerçekliğe erişti, kimi ise vuslata eremedi.

Yani kısaca gerçekleri acı kabul eden herkes, yaşadığı aşk kadarıyla adına insan denildi ve aşka gerçekliği yakıştıran herkes de vuslatın nağmelerini dinledi.

Çünkü adına aşk denen şey, O yüce varlığı içinde bir yerlerde keşfederek bu dünyaya uzaktan tebessüm edebilmekti.

 

Fatma Aladağ

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

11:52 - 10/3/2008 - yorum yaz


AŞK..

Bilinen yaşanan bir olgudur fakat tarifinin zorluğu madde olmayanı anlatma zorluğunda yatar.
Aşk; Gönül odasının pislikten tozdan temizlenip havalandırılmasıdır.
Bu işiyapan temizlikci ( Aşık olunan) dır.
Leyla Mecnunun Gönül temizlikçisidir; Her gönül kirlendi havasız kaldı,
akla Leyla geldi; Gönül kapısını penceresini açtı, doğanın saf okjijeni kokusu odaya girdi tozu kiri temizlendi gönül ( oda ) sahibi mutlu oldu; yani gönül afyonunu buldu. Oda sahibi bu hizmetçiyi yaptığı işden dolayı sever. Odanın tek bir anahtarı olduğundan bir odaya iki hizmetçi giremez ( aynı anda iki kişiye aşık olunmaz biri gelirse diğeri gider / gönderilir. )

ruhwer - 2009-04-15 11:58:04 - 2009-04-15 11:58:04


..

“Dök içini hep O’na dökebildiğin kadar, Bir gün bu kapkara çöle gelecektir bahar, Şimdilik biraz buğulu görünse de efkâr, “Nevbahar” diyor dört bir yanda duygular” Hayırlı Haftalar

ferzane - 2008-03-10 14:33:20 - 2008-03-10 14:33:20


sa

EN GÜZEL YARINLAR SENİN OLSUN SEN BUNA LAYIKSIN ÖMRÜN MUTLUKLARLA DOLSUN.
güzel bir hafta geçirmen dileğiyle..


.....................................

Ve aleyküm selam arkadaşım teşekkür ederim sizinde inş. en güzel günler :)

Düzenleyen cansofi gün: 10/3/2008 saat: 14:21

nzn1977 - 2008-03-10 14:17:35 - 2008-03-10 14:17:35


Son Sayfa Sonraki Sayfa


Yeni Sayfa 3



Google Pagerank Checker Hakkımda
Gözler sözleri anlatır, sözler özleri anlatır, kaybedilmiş özü kazanmak icin işe gözden başlanmalıdır.Tasavvuf bir yaşamdır, tasavvuf oldukça insan yaşar, insan yaşadıkça tasavvuf var olur. Tasavufta ancak hayanızla yürüyebilir, takvanızla yaşayabilir, edebinizle oturabilirsiniz. Aksi takdirde yaşarken ölürsünüz.
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
FERZÂNE
MENZİL NET
SEMERKAND DERGİSİ
SON PEYGAMBER
TEVBE KAPISI
HAYKIRIŞ İSLAMİ FORUM
HACEGÂN İLAHİ GRUBU
DURSUN ALİ ERZİNCANLİ
SEMERKAND AİLEM
KALP HUZURU
MUSLUMAN GENC
RADYO ONBEŞ
Sultanlar Diyarı

Kategoriler
Boomp3.comSon Yazılar
- FİLİSTİN İNTİFADA NACİ EL ALİ
- S.Ihsan Erol´dan GAFLET sohbeti:
- MUSTAFA YILMAZ SUSUZ ÇÖLLERDEYİM
- SANA DAİR Dursun Ali Erzincanlı
- KALBİN GECE UYANIŞI TEHECCÜD
- Gülistan Dergisi Muhammed Yıldız
- MİRAÇ NE ZAMAN VE NE ZAMAN GERÇEKLEŞTİ? MİRAÇ NEDİR?
- O’na Dönsün Yüzün Mehmet IŞIK SEMERKAND DERGİSİ
- Başlıksız
- Zemzemin faydaları nedir, nasıl içilir? Zemzem suyu nasıl bulund
- Seyyid Abdülhakim EL-Hüseyni (K.S)
- GÜL SULTAN
- OSMANLI PADİŞAHLARI
- Cancağızım
- Dermanım Allah Yunus Emre
- Kara Yüzüm Emrullah Coşkun
- ESMÂ-ÜL HÜSNÂ VE ANLAMLARI
- Sana Kalbimi Getirdim
- Mektubat-ı İmam Rabbanî k.s.’den Tasavvufun Maksadı Ali Ka
- Kaside-i Nakşi Menzil Net Tasavvufi Yazılar
Cansofi

Ziyaretçi Defterimizi Okuyunuz

Ziyaretçi Defterimize Yazınız

CANDOSTLARIMIZ
Google
Untitled Document