Yayının yapıldığı şehir İstanbul Yayın alanı Tüm Türkiye Slogan Hayatın Kalbine İlk yayın tarihi 1991 Frekans 101.3 (İstanbul) 105.8 (Ankara) 102.3 (İzmir) Türü . Sahibi . Internetten yayın http://85.25.7.119:5010/listen.pls Website http://www.radyoonbes.com/
Radyo 15, bir Türk radyosudur. Genel yayın yönetmeni Cengiz Demir'dir. Hayatın kalbine şeklinde tekrarlanan sloganı bulunmaktadır. 2006 yılında Radyo Yayıncıları Derneği'nin en iyi tematik radyo ödülünü almıştır.
Programlar
Yol Arkadaşı (Arzu Çağlar)
Bizim Kuşak (Ahmet Gülderen)
Söze Yar Olmak (Senai Demirci)
Denizler Hakimi (Radyo tiyatrosu)
Radyo 15'te Sabah (Ragıp Maden-Çiğdem Tahmaz)
Hayatın Kalbinden Sözler (Dilaver Selvi-Adem Topal-Şemsettin Bektaşoğlu)
Değişim Rüzgârları (Oğuz Saygın'ın sunduğu Duygusal İletişim Planlama programı)
Kitaplık (Nuriye Toraman'ın sunduğu kitap tanıtma programı)
Meşki Muhabbet (Halime Nur Erk'in sunduğu Türk sanat müziği programı)
Kısa Bir Ara (Elif Eda Tartar)
Çınaraltı (Ruhan Umut)
Vitrin (Mustafa Eryılmaz)
Radyo 15 Postası (Sema Yıldız)
Haftanın Getirdiği (Murat Çiftkaya)
Kağıt Gemi (Sevde Sevan Usak'ın hazırladığı kitap tanıtma programı)
Umma nında Kaybolduğum NURSUN. Mecnun un Leyla da aradığı, yandığı, Çöllerde kana kana yudumladığı Senin sevgindi. Annesiz bir çocuğun Anne diye uzandığı, Babasız gecelerde Baba diye andığı Sensin. Soğuk ve insaf bilmez yanlızlıklarda hangi hasta vardır ki; Gözyaşı döksün de o yaşlar senin avucuna damlamasın? Hangi masum,hangi mazlum vardır ki ? O merhamet deryası yüreğini sığınak yapmasın.... Ey Sultan-ı Levlâk! Kardanadamıyla güneşe çalım satan Bir çocuğa bakar gibi baktın bize. Sağnak yağmur altında ateş yakan bir yolcuyu İzler gibi izledin.Bilmiyorlar Allah ım dedin; Bilselerdi yapmazlardı... Herşeyin önü O ndan sonu O na; Varlıklar adedince Selam Sana, Sâlât Sana.... Ummanında Kaybolduğum Nursun. Her akşam gurûbla ayrılan heyecanın kucağında görünensin. Bırak Kırk İkindi yağmurları saçlarında gezinsin. Sensizlikten yorgun düşmüş bakışları avuçlayıp Semaya ser ve öylece kal. Sığındığın Rahman ın Sırdaşı Olarak. Ben geçici hazların sardığı bedenimde O beden tabutunun en derininde Nefsimin esiriyim.Ama SEN : Ummanında Kaybolduğum Nursun Azaba ramak kalmış şu dakikalarda Beni Hayalinle korursun. Aranan yine SENSİN Saikalarda, Kutsî perdelerin kalktığı anlarda,Özlemimsin SEN. Ummanında Kaybolduğum Nursun. Gölgen vurur düşlerimin yazgısına. Ben O Nurla Kutsîliği tadarım. Yüzümde meltemlerden arda kalan serinlik, Muhabbet; sabahlayan hislerimin en ücra köşesinde Düşmanım benlik; yalnızca bir benlik. Yoluma set çeken ve SENİNLE kaybolan basitlik. Düşündüğünü zincire vuran benim. Şafakla kaybolan benim. Ve ellerim SANA uzanır Ey Sultan-ı levlâk! Düşmanını elleriyle besleyen bir insana bakar gibi baktın bize, İlâcını ateşe atan bir hastayı izler gibi izledin. Bilmiyorlar Allah ım dedin,bilselerdi yapmazlardı. Herşeyin önü O ndan sonu O na... Varlıklar adedince selam SANA, sâlât SANA:
SEN İÇİMDE YANAN TATLI BİR KORSUN, VE SEN UMMANINDA KAYBOLDUĞUM NURSUN...
1. Bişnev in ney çün hikâyet mîküned Ez cüdâyîhâ şikâyet mîküned Dinle, bu ney neler hikâyet eder, ayrılıklardan nasıl şikâyet eder.
2. Kez neyistân tâ merâ bübrîdeend Ez nefîrem merd üzen nâlîdeend Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryâdımdan erkek ve kadın müteessir olmakta ve inlemektedir.
3. Sîne hâhem şerha şerha ez firâk Tâ bigûyem şerh-i derd-i iştiyâk İştiyâk derdini şerhedebilmem için, ayrılık acılarıyle şerha şerhâ olmuş bir kalb isterim.
4. Herkesî kû dûr mand ez asl-ı hiş Bâz cûyed rûzgâr-ı vasl-ı hîş Aslından vatanından uzaklaşmış olan kimse, orada geçirmiş olduğu zamanı tekrar arar.
5. Men beher cem’iyyetî nâlân şüdem Cüft-i bedhâlân ü hoşhâlân şüdem Ben her cemiyette, her mecliste inledim durdum. Bedhâl (kötü huylu) olanlarla da, hoşhâl (iyi huylu) olanlarla da düşüp kalktım.
6. Herkesî ez zann-i hod şüd yâr-i men Vez derûn-i men necüst esrâr-i men Herkes kendi anlayışına göre benim yârim oldu. İçimdeki esrârı araştırmadı.
7. Sırr-ı men ez nâle-i men dûr nist Lîk çeşm-i gûşrâ an nûr nîst Benim sırrım feryâdımdan uzak değildir. Lâkin her gözde onu görecek nûr, her kulakda onu işitecek kudret yoktur.
8. Ten zi cân ü cân zi ten mestûr nîst Lîk kes râ dîd-i cân destûr nîst Beden ruhdan, ruh bedenden gizli değildir. Lâkin herkesin rûhu görmesine ruhsat yoktur.
9. Âteşest în bang-i nây ü nîst bâd Her ki în âteş nedâred nîst bâd Şu neyin sesi âteşdir; havâ değildir. Her kimde bu âteş yoksa, o kimse yok olsun.
10. Âteş-i ıskest ke’nder ney fütâd Cûşiş-i ışkest ke’nder mey fütâd Neydeki âteş ile meydeki kabarış, hep aşk eseridir.
11. Ney harîf-i herki ez yârî bürîd Perdehâyeş perdehây-i mâ dirîd Ney, yârinden ayrılmış olanın arkadaşıdır. Onun makam perdeleri, bizim nûrânî ve zulmânî perdelerimizi -yânî, vuslata mânî olan perdelerimizi- yırtmıştır.
12. Hem çü ney zehrî vü tiryâkî ki dîd Hem çü ney dem sâz ü müştâkî ki dîd Ney gibi hem zehir, hem panzehir; hem demsâz, hem müştâk bir şeyi kim görmüştür
13. Ney hadîs-i râh-i pür mîküned Kıssahây-i ışk-ı mecnûn mîküned Ney, kanlı bir yoldan bahseder, Mecnûnâne aşkları hikâye eder.
14. Mahrem-î în hûş cüz bîhûş nist Mer zebânrâ müşterî cüz gûş nîst Dile kulakdan başka müşteri olmadığı gibi, mâneviyâtı idrâk etmeye de bîhûş olandan başka mahrem yoktur
15. Der gam-î mâ rûzhâ bîgâh şüd Rûzhâ bâ sûzhâ hemrâh şüd Gamlı geçen günlerimiz uzadı ve sona ermesi gecikti. O günler, mahrûmiyyetten ve ayrılıktan hâssıl olan ateşlerle arkadaş oldu –yânî, ateşlerle, yanmalarla geçti - .
16. Rûzhâ ger reft gû rev bâk nîst Tû bimân ey ânki çün tû pâk nist Günler geçip gittiyse varsın geçsin. Ey pâk ve mübârek olan insân-ı kâmil; hemen sen vâr ol!..
17. Herki cüz mâhî zi âbeş sîr şüd Herki bîrûzîst rûzeş dîr şüd Balıktan başkası onun suyuna kandı. Nasibsiz olanın da rızkı gecikti.
18. Der neyâbed hâl-i puhte hîç hâm Pes sühan kûtâh bâyed vesselâm Ham ervâh olanlar, pişkin ve yetişkin zevâtın hâlinden anlamazlar. O halde sözü kısa kesmek gerektir vesselâm.