cansofi 24 Takipçi | 4 Takip

KALBİN GECE UYANIŞI TEHECCÜD

2008-08-12 14:40:00

KALBİN GECE UYANIŞI: TEHECCÜD   2008-07-22 13:15:17Gecenin karanlığında, arzın ve arşın taşıyamadığı yaratılmış olmanın sorumluluğunu, insanın üzerine almasıdır teheccüd. Gecenin doruğunda, aniden ve sebepsiz yere uyandığı olur insanın. Uykusunun bir yerindeki açıktan başka alemleri görmüştür. Uyku, uykuda tutamaz artık insanı. İlk düğüm çözülmüştür. Sonraki düğümleri çözmek yiğitlerin işi...  Kapı çalınıyor. Gecenin yarısı... Kim olabilir? Hz. Ali r.a. ile Hz. Fatıma r.a.'yı bu geç vakitte uyandıran kim? Bir şey mi oldu? Önemli bir haber mi var? Herkesin uykuda olduğu şu vakitte kapı neden çalınıyor? İkisi birden uyanıyor. Bakıyorlar, kapıyı çalanın Rasul-i Ekrem s.a.v. olduğunu anlıyorlar. Gelen O... Alemlerin övüncü, Allah'ın son elçisi. Gece ibadetine kalkmaları için geldiğini biliyorlar. Efendimiz s.a.v. onları uyandırdıktan sonra kendi evine dönüyor. Namaza duruyor, Aişe r.a. Validemiz'in her zaman güzelliğinden ve uzunluğundan sitayişle bahsettiği teheccüd namazına. (Buharî, Teheccüd 16) Namaz uzun sürüyor. Efendimiz s.a.v. selam verip namazından ayrıldıktan sonra, tekrar Hz. Ali r.a. ile Hz. Fatıma r.a.'nın evine gidiyor. Onları uyandırmıştı, ama kalktıklarına dair bir emare göremedi. Tekrar uyandırmaya gidiyor ve bu sefer sesleniyor: - Kalkın. İkiniz de Namaz kılın! İkisi de uyanıyor. Hz. Ali r.a. gözlerini ovalıyor. Uykulu halde belki de iyice düşünmeden ağzından bir söz çıkıyor: - Vallahi Allah'ın bize farz kıldığından başka namaz kılamayız. Canlarımız Allah Tealâ'nın elindedir. Bizi uyandırmayı dilerse, uyandırır. Rasul-i Ekrem s.a.v. hemen geri dönüyor, bir taraftan da �Allah'ın bize farz kıldığından başka namaz kılamayız� sözünü iki kere tekrar ediyor ve şu ayeti oku... Devamı

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN

2007-06-08 08:57:00

Devamı

ALLAH’IN MEKÂNDAN MÜNEZZEHLİĞİ VE BÜTÜN MEKANLARDA BULUNMA

2007-04-26 14:30:00

ALLAH’IN MEKÂNDAN MÜNEZZEHLİĞİ VE BÜTÜN MEKÂNLARDA BULUNMASI   Ehl_i Sünnet ve’l cemaat’e göre:   Allah’u teâlâ bir mekânda, arşın üstünde veya başka bir yerde değildir. Ona nisbet edilen bir yerde yoktur. Yani Allah c.c mekândan münezzehtir.Allah’ın zatının küllisi hiçbir mekânda değildir.O bütün sıfatlarıyla her yerdedir.   Ayet-i Kerime: “Gökte ilah odur.Yerde ilah olan odur.”(Zuhruf/84) “Her hangi bir sırdaşın bir fısıltısı oluyor mu, mutlak Allah dördüncüleridir.Beş kişinin oluyor mu, mutlak o altıncısıdır.Bunlardan daha az, daha çok oluyor mu, muhakkak o her nerede olsalar onlarla beraberdir.” (Mücadele/7)   Bu mesele de :   İmam maturidi: Allah mekân yokken de vardı.Bütün mekânların yokedilip kaldırılması ve Allah’ın  olduğu gibi kalması mümkündür.O ezelde olduğu gibi şimdi de  aynı varlığı ile vardır.Allah’ın zatını mekânlardan kendisini kuşatan bir mekânda vasfetmek caiz değildir. Bu Allah’ın bir yere yerleşip orada karar kılmaya muhtaç olduğunu kendisine isnad etmek demektir.Ki yüce Allah, mekâna muhtaç olmaktan veyahut alemin bulunduğu hal ile vasf olunmaktan beri ve münezzehtir görüşündedir.   İmam En-Nesefi: Allah’ın arşa yerleştiğini söyleyen kimse ya arşın Allah’tan büyük olduğunu, veya Allah’ın arştan büyük olduğunu söylemesi gerekir.Bunu söyleyen kimse Allah’u Teâlâ’yı sınırlandırılmış bir varlık kabül ettiği için kâfir olur demiştir.   İmam-ı Cafer’i Sadık (Hz.k.s): Tevhid üç harfdir. Allah’ın hiçbir şeyden olmadığını ve hiçbir şeyin üzerinde olmadığını bilmektir diye söylemiştir.   Büyük Veliler (k.s.a) dediler ki:   Allah’u Teala yön ve mekândan münezzehtir.Mekân onu ihtiva etmez.   Bu mevzuu da,   Muhammed Er Raşid (Hz. Kadesallahü sirruhi ve ila ruhi ,Rabbim sırrını yüceltsin) diyor ki: Allah mekânda münezzehtir. Ona nisbet edil... Devamı