cansofi 24 Takipçi | 4 Takip

İnsanın Kurbanla İmtihanı

2007-12-18 00:33:00

İnsanın Kurbanla İmtihanı     Kurbanın tarihi, neredeyse insanlık, daha doğru ifadeyle kulluk tarihi kadar eskidir. Kur’ân-ı Kerim’de, ilk insan olan Hazret-i Âdem’in iki evlâdı arasındaki münakaşadan ve ardından Cenâb-ı Hakk’a takdim ettikleri kurbandan bahsedilir: “Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat: Hani birer kurban takdîm etmişlerdi de birisinden (Hâbil’den) kabûl edilmiş, diğerinden (Kâbil’den) ise, kabûl edilmemişti. (Kurbanı kabûl edilmeyen kardeş, kıskançlık yüzünden): «Andolsun, seni öldüreceğim!» dedi. Diğeri de: «Allâh, ancak takvâ sâhiplerinden kabûl eder.» dedi.” (el-Mâide, 27) Mâlum olduğu üzere, Hâbil hayvancılıkla meşgul oluyordu ve kurban takdîm edilmesi gerektiğinde, hayvanlarının en iyisini, kendisi için en sevimli olanı tercih etmişti. Kâbil de ziraat ürünlerinin en kötülerinden, cılız bir buğday demedi ile Cenâb-ı Hakk’ın huzuruna çıkmıştı. Nihayetinde “birisinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti.” Çünkü Cenâb-ı Hakk’a takdim edilen iki kurban arasında “takvâ” farkı vardı ve Rabbimiz, “ancak takvâ sahiplerinden kabul eder”di. * * * Kur’ân-ı Kerim’de zikredilen diğer bir kurban hikâyesi, Hazret-i İbrahim ile Hazret-i İsmail arasında geçmektedir. Yine çok bilinen bir misal olduğu için ana hatlarına temas edip geçeceğim. Hazret-i İbrahim, Cenâb-ı Hakk’a oğlunu adamıştı, kendisine rüya yoluyla bu sözü hatırlatıldığında tereddüt göstermedi ve Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmak için oğlunu bıçağın altına yatırdı. Hazret-i İsmail, kendisini kesmek üzere uzanan bıçağa boyun eğmiş, başını uzatmış ve teslimiyet imtihanından o da yüzünün akıyla çıkmıştı. Bir anne, Hazret-i Hacer de hem kocasından, hem de oğlundan imtihan olmaktaydı. O da, şeytanı taşlayarak Cenâb-ı Hakkın rızâsını seçti. Onların bu teslimiyet dolu hâlleri âyet-i kerimede şöyle tasvir edilmektedir: “İşte o zam... Devamı